10 Ağustos 2008

Je m'ai engagé à vous

Bekarlık konusunda kemikleşmiş düşüncelerim vardır. Evlilikten oldum olası tırsmışımdır. Hani benim yaşıtlarım (ne yaşıtı lan, genelde benden daha genç olanlar) genelde evliliğe yönelik hareket etmezler ama bir gün bir şekilde birisiyle evleneceklerini bilirler (ki bunu asla insanların içinde yüksek sesle itiraf edemezler) ya, işte bende bu olay hiç yok. Yemin ederim asla ve asla evlenmeyi düşünmüyorum. Genelde ailem ve etraftaki insanlar şakayla karışık mevzuyu artık evlenme yoluna girmeme getirirler ama her seferinde kıvrak manevralarla olaydan uzaklaşırım. İdolüm ebedi bekar, şanlı klübümüzün efsanevi başkanı Süleyman Seba'dır diyorum, gerisini siz düşünün.

Sadece evlilik olayı değil, karşı cinsle ilişkilerim de çekincelerle doludur. Bekar kalmayı seviyorum, bu yüzden çok nadiren birisinin peşinden koşmuşumdur. Genelde doğal süreçle başlar ilişkilerim, bazen de karşı taraftan gelir ilk hamle. Her seferinde de b.k ederim zaten ilişkiyi, tekrar bekarlık günlerime dönüveririm.

Ey okur. Sen şimdi buraya kadar okuduklarına dayanarak beni acaip prensip sahibi, karakterli, taviz vermez birisi sandın değil mi? Ah dostum, o kadar kötü yanılıyorsun ki. Ben de her insan gibi eline kağıt kalem alınca, ya da iki bira içince: "Ah, asla yalana tahammül edemem.", "Yo, asla çocuk sahibi olamam, baksana ben daha çocuğum, mehe mehe..." tarzı iddialı cümleler kurarım. Niceleri yalana karşı tahammülsüz olduğunu söyleyip vergi beyannamesini verirken dünyanın kolpasını çevirdi. Sayısını bilmem içindeki çocuğu büyüten yağız delikanlıların maaşını molfixe yatırdığını. Ben de böyleyim işte; bekarlığı överim, çiftlere tiksinerek bakarım, evde kanepede uzanıp pleysteyşın oynarken şen kahkahalar atarım. Ama gün olur karşına bir melek çıkıverir, her şey alt üst olur. O övdüğün bekar hayatı sana sıkıntı verir, joyped düşer elinden, kahkahalar susuverir bir anda. Uğruna günlerini gecelerini verdiğin World of Warcraft karakterini atıverirsin bir kenara, O'na benzeyen yeni bir karakter açarsın. Oynayamazsın onunla da, bakar dalarsın saatlerce ekrana. İçersin. Aşıksındır. Adını sık sık duyarlar ağzından, halbuki beynin sürekli aynı kelimeyi tekrarlıyordur. Kafanda yıllarca şekillendirdiğin tüm kuralları yıkar O kadın.

İnsan çok değişik bir varlık. Sana ait olanı yıkan bir şeye tolerans gösterebiliyorsun gün gelince. Doğru insanı bulunca (şom ağızlı okuyuculara geliyor bu parantez içi: ya da bulduğunu düşününce) sınırlar flulaşıveriyor, hatta hepten yokoluyor. Kalbin göğsüne sığmaz oluyor, her an O'nu düşünmekten ebleh oluyorsun, dikkatin sıfıra iniyor, uyku düzenin mahvoluyor, her dakikanı onunla geçirmek istiyorsun, saçının bir teli için herşeyden vazgeçecek kıvama geliyorsun, deli gibi aşık olduğunu haykırmak istiyorsun.

Ama yapamıyorsun.

11 comments:

Adsız dedi ki...

birine aşık olup eblek/dikkat toplama kabiliyeti sıfırlanmış..ve o daha daha saydığın diğer bütün değişimleri yaşadığım süreci, kimseye ilgi duyulmayan o "odun" dönemlere tercih ederim şahsen. doğal olan da bu, kim ki HİÇ KİMSEDEN HOŞLANMIYOR o adam anormaldir, kişisel deneyim ve gözlemlerimden çıkrdığım yine tamamen kişisel sonuçtur bu.

pi.si. : beni isimsiz kabul et = ) kapı çalıp kaçmıyorum, açmanı bekleyip, yüzyüze gelip adımı söylemeden öyle dikiliyorum. teyk it layk dis okey?

çelişik dedi ki...

wowowowowww tribal bağlamda mistik kesişim bişeyn olmuş :m yazıyamı yorum yapsam yoksa "unknown"un yazısınamı bilemedim (((:

ellerinize sağlık ahah =D

ama şimdi şöylede bişey var şöyle>>> işte böyle ahah (: öhöm .. hölmetlel (:

TirtFahrettin dedi ki...

@isimsiz: kişisel gözlemlerin ve sonuçlarına sonuna kadar katılıyorum, bu ebleh dönem sanki daha keyifli gibi. elde edince büyü bozulacak gibi geliyor hatta.

pi.es.: allahım yapmayayım diorum ama ayarbaz oldum sayenizde. neyse, sustum.

@çelişik: şimdi sana ne desem boş, o yüzden "yek yek yeke mon yeke yeke" demekle yetiniyorum, oh yes.

Adsız dedi ki...

allahım, "pi-es"..
kafamı duvarlara vurayım hemen dönücem =)

Adsız dedi ki...

bir de ben 9 sene ing eğitim gördüm, inanır mısın =) ben inanamadım!

TirtFahrettin dedi ki...

@isimsiz: o da bir şey mi canım, beni ingiliz mürebbiyeler büyüttü, hala ara sıra tökezlerim ingilizce'de. ah britanya ah.

Adsız dedi ki...

yine sapmasın konu sayın tırto.

klişeleşecek muhabbetim-ki normalde asla, ASLA (iki kere üst üste söyledim; inandınız inandınız, inanmadınız bu tamamen sizin kaybınız) öyle değildir!-ama, sabahları kalkınca saniye kaybetmeden aklıma düşecek biri olsun isterdim, bütün dönemlik müthiş önemli dertlerim "geçer bebeğim, geçer.." diyebileceğim kategoriye giriverseydi aniden "aptal aşık"a dönüşmenin akabinde. küçük çaplı kalp sıkışmalarının-kim bilir belki öncül kalp krizleridir- yerini kütküt heyecan bazlı atışlar alsaydı. pf, öyle ki: aşık olup karşılık bile bulmasam daha iyi giderdi recently, o denli.

TirtFahrettin dedi ki...

@isimsiz: ya iyi diyorsun hoş diyorsun da... küçük kalp çarpıntılarının sonucu hüsran olacaksa ben istemiorum ki aşık olmak. ya da ne bileyim kendim kaşınıyorum. karışık hallerdeyim. oh yes.

Adsız dedi ki...

ya boşversene..
şahsen, o bir zaman önce bahsettiğim ve aynı zamanda nat normıl olarak itham ettiğim: "kimseye aşık değilim, nerdeee sabah uyanır uyanmaz aklıma düşüp de kalbimi pıt pıt çarpmaya mecbur edecek.. midemde ikinci bir kelebekler vadisi hadisesi başlatacak.. vesaire vebenzeri.. birkaç gramlık dahi olsun ilgi duyduğum adam yok!" dönemindeyim ve daha önce de dediğim gibi, karşılık bulunmayan style bile olsa, kafamı&kalbimin daha insancıl, doğal, acısız şeylerle meşgul olacağı "eblek"lik dönemini tercih ederim.. varsın boşuna da olsa o pıt pıtla başlayıp küt küte dönüşecek kalp çarpıntıları meşgul etsin gündemi.

botapar dedi ki...

son paragrafta anlatılan ebleh var ya, mereba o benim :)

isimli dedi ki...

yok isimsiz, bak ölümü ye büyük konuşma, hüsrana uğrarsın filan, zor şeyler bunlar. anladığım kadarıyla iyi yürekli bir arkadaşımızsın ama sütten ağzı yananlara kulak ver azcık, şahsen mutlu bitmeyecek bir süper mario macerası bile istemem ben hayatımda. kıpırdanmaların da bi anlamı olmalı. gözlerinden öperim.