19 Ekim 2006

Bes(i)lenme

Yıllardır son derece hor kullanmama rağmen ufak tefek aksaklıklar haricinde tıkır tıkır çalışan bir vücuda sahibim. Ünlü düşünür ve söz adamı Fahir Öğünç'ün de dediği gibi "Yiyen dikilir, yemeyen yıkılır". Yıkılmak bir yana, bir domuz gibi sağlam olan bünyemi sarsılmaz temellere sahip olan beslenme anlayışıma borçluyum ve bu görüşlerimi gelecek nesillere aktarmak, kendim gibi amorf vücutlu insanlar yaratmak isterim.

Et:
İlk insanlar sadece sebze, meyve ve kaymaklı bisküvi ile beslenmekteydi. Et yemeye nasıl başladığımız hakkında çeşitli görüşler mevcuttur. Bir teoriye göre parmağının kenarında çıkan şeytan tırnağını dişiyle koparan ilk insanlardan birisi ptüüft diye tükürmek yerine yutmuş ve bu çok hoşuna gidince et yemeye başlamıştır. Diğer bir inanışa göre tamamen sportif maksatla inekle güreşen bir beşer kündeye gelip, can havliyle ineğin kaba etini kuvvetle ısırınca et yemeyi keşfetmiş ve yüzyıllar boyunca bunu sürdürmüştür. Ette bulunan protein insan vücudu için son derece faydalıdır. Bilimsel birçok görüşün aksine et yemenin tek zararı dişlerin arasına kaçan et lifleri sonucu psikolojik buhrandır.

Sebze: Abartılmış bir besin grubudur. Dikkatli bakın, şöyle Hamza Yerlikaya klasmanında bir vejeteryan arkadaşınız oldu mu? Tabii ki hayır. Yıllardır ıspanak yiyerek insan azmanına dönüşen Temel Reis ise gözümde yalancının tekidir. Ispanakmış, peh! Daha doğru dürüst tekne kullandığına tanık olamadık, kaptan kisvesi altında bizleri uyutmakta yıllardır. Tıpkı halkın önünde ıspanak şovu yapıp akabinde dürümcüye gidip zıkkımlandığı gibi. Neyse, netice olarak çok da gerekli değildir sebzeler, sadece garnitür olarak karşımıza çıkınca tüketelim.

Hamurişi: Saygı duyulması gereken grup. Kahvaltı etmeden evden çıkınca yediğimiz envai çeşit poğaça olsun, yemek yapmaya üşenince sarıldığımız o canım makarna olsun bir şekilde hayatımızda ön plana çıkmasa da önemli bir yere sahiptir hamurişi. Severim, hatta iyi yapılmış bir karaköy böreği karşılığında şeytana ruhumu kiralayabilirim. (abartmamak lazım, değil mi?)

Bakliyat: Güzeldir, doyurucudur, besleyicidir lakin feci gaz yapar. Nohut yediğim günlerde yere param düşse eğilip almam, toplumun menfaatini düşünürüm.

Tatlı: Sütlüsü olsun şerbetlisi olsun çok faydalıdır. Az miktarda alınırsa halsizlik yapar, çok tüketilmesi halinde ise örümcek adam olunur mazallah.

Meyve: Ağız tadı sağlamak amacıyla tüketiniz, başka hiçbir faydası yoktur. Bir sürü şaka yapılabilen bir besin grubudur. Göze sıkılan mandalina kabuğu olsun, üstüne basıp düşülen muz kabuğu olsun bi soytarılıklarla hayatımızı renklendirirler.

3 comments:

gayri_ihtiyari dedi ki...

ickiler adli besin grubu da var. bir de fast food var icinde marul ve sogan var sebzelerle ayni gruba girdigi icin gonul rahatligiyla tuketebiliyoruz.

justine_therese dedi ki...

nihoho.... gidemedin di mi?

TirtFahrettin dedi ki...

@gayri ihtiyari: içki ile beslenilmez, sadece siroz olmak için tüketilir, bu yüzden de "içkiler" diye bir besin grubu yoktur. en besleyici içki bladi meridir, o bile tırışkadır.

@castin: gidemedim değil gitmedim. bir daha da gitmeyeceğim. din ve devlet işleri nasıl ayrı tutuluyorsa ben de duygularımla blogumu iki ayrı kulvarda yürüteceğim. gülme lan.