27 Ekim 2006

Katil Sorunsalı

Her beşer gibi ben de ilk defa Hürriyet'te tanıdım kendilerini. Olaylara ilginç yaklaşımlarda bulunuyor, her yazısında biraz daha takdirimi kazanıyordu. Kabakulak köşesinde ne kadar şahane bir müzik zevki olduğunu da görüyordum. Galatasaraylı olmasına rağmen yazılarında objektifliğini elinden geldiğince koruyarak, yine farklı bakış açısı ile spor sayfalarında da yer aldı. Zalim NTV yeni yayın döneminde kesmiş olsa da Can Kozanoğlu ile düet yaptığı Arka Sayfa programını ilgiyle izledim.

Değişik bir insan Kanat Atkaya. Topesto'suyla olsun, Martı Gövö'süyle olsun son derece "tırt" olan günlük hayatını bile son derece keyifle okutan bir yazar. Pek çok defa zihnimden geçen bir mevzuyu konu olarak seçmiş, "lan, tam da aklımdan geçen şey bu" dedirtmiştir bana.

Gazetemi alıp keyifle okurken bugün de aynı şeyi yaptı. Köşesinde "seri katil" ile -kendi tabiriyle- "cümbüş katil" farkını ortaya koydu. Günlerdir gazete ve televizyonlarda gözlerimi/kulaklarımı tırmalarcasına söylenen "seri katil" tanımının yanlış olduğunu açıklamış.

Demek ki gereksiz detaylarla haşır neşir olan bir tek ben değilmişim.

2 comments:

justine_therese dedi ki...

ben takipçisi olamadım kanat atkayanın gazetelerden şeytan görmüş gibi kaçmadığım dönemlerde bile. sebep de basittir; bir tek sen değilsin bunları düşünen fahrettincim. evet ben de düşünüyorum, misal cornel de düşünüyor. ama gel gör ki biz buralarda beleşe paylaşırken adam maksimum eğlenceli (bana öyle geliyordu o zamanlar, hala mutlu mudur bilemem tabi) anlatarak para kazanıyor. yani sebep tamamen kıskançlık. zaten bir de işi, sinemaya gitmek ve filmi anlatmak olan ve restoran gezip yemeklerden bahsetmek olan adamlara sinir olurdum.

cornelius dedi ki...

kesinlikle katılıyorum kuzencana.''o paraya aynısını bende yaparım'' sorunsalı var bende.