03 Mayıs 2007

So long, and thanks for all the fish

İyimser olmaya çalıştım hep. Olaylara elimden geldiğince iyi tarafından bakmaya çalıştım. Takımım 10 kişi kalmışsa daha da motive olup daha başarılı olabileceğine inanmaya çalıştım hep. Bardağımın yarısı boş ya da yarısı dolu diye bakmadan, ağzımdaki tadın keyfini sürmeye çalıştım. Yorgun olduğumu kabul ettiğim an gerçekten yorgun hissedeceğimi bilirdim. Aldığımdan çok vermeye uğraştım, acı çektim bazem bu yüzden ama vazgeçmedim doğru bildiğimden.

Fakat hayat bazen bizi öyle bir noktaya getiriyor ki tüm doğru bildiklerimizin aslında temelden yanlış olduğunu görüyoruz. Çok direndim, çok çabaladım ama olmadı. Önyargıları kırmak konusunda Einstein'a bir kez daha haak verdim. Elimden geleni yaptım, fırsatım olsa daha da fazlasını yapmaya hazırdım ama bazen ipler elinizde olmayabiliyor. Dediğim gibi, artık pes ettim. Sizi hayatta anlayabileceğini sandığınız tek kişi de yanlış anlıyorsa boşa kürek çekmenin anlamı kalmamıştır haliyle.

Kafa iznindeyim, ucu açık. Belki de çok açık.