24 Eylül 2008

Cennet

1 . Dinî inanışlara göre dünyada iyilik yapanların, günahsızların, öldükten sonra sonsuz bir mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak, behişt:
"Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri / İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni"- Yunus Emre.

2 . mecaz Herhangi bir şeyden fazlasıyla bulunan yer:
"Kitap cenneti."- .

3 . mecaz Herhangi bir şeyin kolayca yapıldığı yer:
"Turizm cenneti."- .

4 . sıfat, mecaz Çok güzel, huzur veren (yer):
"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?"- M. A. Ersoy.

5. Rahat bir kanepe, dolu bir buzdolabı ve PlayStation 3 bulunan bir ev; opsiyonel olarak bunların yanında güzel ve anlayışlı bir kız/erkek arkadaş.
"TirtFahrettin şu an cennetinde olabilmek için sağ böbreğini bile verebilirdi. " - Orhan Pamuk.

4 comments:

eFeNDi dedi ki...

cennet izmir de yazın herhangi bir günü sıcağa sövüp uyuz uyuz takılmak imiş.

çelişik dedi ki...

tırtıl öldünde cennettemi gittin nihehehe nirlerdesin :m

ersin dedi ki...

cennet cennet dediğin nedir ki gülüm ben senin için cehennemi göze aldım demiş ünlü düşünür plt alem-dar

ZehirliÖrümcek dedi ki...

Ne ilginç be! :) Herkesin cenneti bu dünyada galiba!