14 Mart 2006

Çocuk da yaparım, Harrier de

Rayında ilerleyen bir tren gibi sabit bir hızla planlanmış olan geleceğime yürümekteyim. Memnuniyetsizlikten değil ama son zamanlarda keşke filmi geri sarıp yeniden kariyer planları yapsaymışım gibi geliyor. Aslında çalkantılı bir gençlik dönemimde defalarca geleceğe dair meslekler seçmiş, daha sonra bir şekilde vazgeçmiştim. Bugün biraz bu seçimlerimden bahsetmek istedim. Hatta bir Top 5 yapmak en güzeli bence.

5. Astronot:

Evet, her genç gibi ben de bir dönem feza ile ilgilendim. Astronot olmaya karar verdim. Birkaç hafta boyunca astronot olup uzay ortamlarına akacağıma dair planlar edindim. Vazgeçiş sebebimi hatırlamıyorum, henüz 4 yaşımdaydım sanırım. Fakat o dönemlerde bir uzay gemisi havada infilak etmişti ve biz televizyondan NASA'nın parçaları bulup getirene büyük para ödülü vereceğini duymuştuk. Daha sonra hatırladığım şey beni babamların boğulmak üzereyken havuzdan son anda çıkarttıklarıdır. Ama hala o havuzun dibinde uzay gemisinin bir parçasının bulunduğuna inanmaktayım.

4. Un Kurabiyesi Satıcılığı:

Kafam ufaktan para hesabına basınca kısa yoldan zengin olma girişimlerim de başlamıştı. İlkokul yıllarımda pastaneden çok ucuza temin ettiğim nefis un kurabiyelerini okulda beslenme teneffüsünde fahiş fiyattan millete satma planım kağıt üzerinde mükemmeldi. Lakin ilk gün çantada hoşaf olmuş kurabiyeler elimde patlayınca bu işten de çabucak vazgeçtim.

3. Askerlik:

Bir ara hazır bir mesleğe konmak amacıyla bu yola başvurdum. İnsanların gözünde en ciddi mesleki tercihim olarak gözükse de ben bunu astronotluk veya un kurabiyesi satıcılığından daha ciddi bulmuyordum ve neticede bu kararımdan da vazgeçtim.

2. Tır Şoförlüğü:

Uzun yolun cazibesi beni de bir dönem etkilemişti. Bu seçimimde tabii ki izlediğim tırt Amerikan filmlerinin de etkisi olmuştur. Fakat bizim uzun yol şoförlerinin öyle alev kırmızısı, parlement mavisi tepesinden kornalı canavar gibi tırlar yerine AS900 damperli kamyon kullandığını öğrenmek beni bu meslekten de soğutmuştu.


1. Tüpçülük:

Hemen herkesin yüzünde sinsi bir gülüş oluştu eminim. Bu mesleği seçmemdeki sebep çaresiz evkadınları ile cima etmek değildi zinhar. Kamyon kullanmak, iri yapılı olmak, üniforma giymek, insanların evlerinin içini görebilmek, kontrol amaçlı tüpe deterjanlı sünger sürmek ve kimbilir daha neler. Küçükken olmak istediğim meslekler arasında tartışmasız bir numara tüpçülüktür. Hala da tam olarak vazgeçmiş değilim.

Bir gün ansızın kapınızı çalabilirim.

İkilemlerdeyim.

7 comments:

chiemsee dedi ki...

hayırlısı olsun demekten başka ne gelir elden be dostum zira kaderci bir milletin evlatlarıyız.

ama seni gelecekte ya bir internet cafe patronu ya da teknolojik aletler satan bir dükkan başında göreceğimi düşünüyorum. nedense?

dreamsact dedi ki...

ikilemden çok sekizlem gibi duruyor sanki.. :) eminim buraya yazılmayan en az üç başlık daha vardır..
bende var da..

punkTab dedi ki...

emin ol daha çok başlık var. kendisiyle bir dönem kendi kames topumuzu kendimiz imal edelim ne para kazandırıyoruz elaleme diye gaza gelip evin kömürlüğünde üstümüze başımıza eriyik plastik dökünce bu seçeneklerden biri eksildi ama.

TirtFahrettin dedi ki...

var, tonla başlık var aslında. bir ara okul yolumun üzerindeki body buildng salonunu göre göre vücut geliştirici olmaya karar vermiştim. sahaflık olayını ciddi ciddi hala düşünmekteyim. aslında bu mevzu saymakla bitmez.

ama en güzeli işlek bir yerde büfe açmak. tekeldi, sosisliydi derken ohoo. gazete mecmua olayı da var sonra...

dreamsact dedi ki...

kadıköye gelmişindir elbet. orada, eminönü iskelesinin önünde iki tane büfe vardır yıllardır.. en azından ben kendimi bildim bileli varlar. bakınca içine bir insan zor sığar dersin ama bir tanesinde toplam 20 kişi çalıştığını biliyorum.. yani anlayacan büfe işi bizi aşar, entel mekanlarda ufaktan bi sahaf yeri aramaya başlamak lazım derim..

bu arada kadıköy deyince aklıma geldi, evimizi şereflendirmeni bekliyoruz.. hocu bey'le laflarken sıklıkla adın geçiyor.. :)

TirtFahrettin dedi ki...

Moruk aslında oportünist takılmak lazım. Yazın belediye plajında şemsiye, şamrel, mayo kiralarsın. Stadda g.t minderi satarsın. Gül gibi geçinip gidersin namussuzum.

Popomdaki boza imalathanesi greve gitse ilk iş damlamak zaten. Ne demiş ünlü kaleci Hayrettin: Kısfmet!

dreamsact dedi ki...

ah gözünü yedimin oportünizmi.. öğretmediler ki küçükken bize.. kayserili olmak vardı şu dünyada..

bu arada hayrettin benim idolümdür.. :))

beklemelerdeyiz..